HaberlerSağlık Haberleri

Lipödem Yalnızca Estetik Bir Sorun Değil: Ağrı ve Hareket Kısıtlılığına Yol Açabiliyor

Kol ve bacaklarda simetrik yağ dokusu artışıyla kendini gösteren lipödem, ağrı, hassasiyet ve şişlik gibi şikâyetlerle yaşam kalitesini etkileye...

HABER MERKEZİ
3 dk okuma
Lipödem Yalnızca Estetik Bir Sorun Değil: Ağrı ve Hareket Kısıtlılığına Yol Açabiliyor

Lipödem Günlük Yaşamı Olumsuz Etkileyebiliyor

Lipödem, özellikle kol ve bacaklarda oluşturduğu görünüm nedeniyle zaman zaman yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendiriliyor. Ancak kronik seyirli bu hastalık; ağrı, dokunmaya karşı hassasiyet, kolay morarma ve şişlik gibi belirtilerle günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor.

VM Medical Park Samsun Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Elif Berber, lipödemin belirtileri ve tedavi sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Her İki Tarafı da Etkileyebiliyor

Lipödemin çoğunlukla vücudun her iki tarafında benzer şekilde görüldüğünü belirten Dr. Öğr. Üyesi Elif Berber, hastalığın özellikle bacaklarda, kalçalarda ve bazı hastalarda kollarda simetrik yağ dokusu birikimiyle karakterize olduğunu söyledi.

Berber, ağrı, dokunmaya karşı hassasiyet, kolay morarma ve şişlik gibi belirtilerin görülebildiğini ifade ederek hastalığın seyrinin kişiden kişiye değişebileceğini kaydetti. Bazı hastalarda hareket kabiliyetinin ve yaşam kalitesinin de etkilenebildiğini belirtti.

Kilo Vermek Tek Başına Yeterli Olmayabilir

Lipödemin kilo artışıyla karıştırılabildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Berber, hastalığın yalnızca kilo artışı olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını vurguladı.

Sağlıklı beslenme ve kilo kontrolünün genel sağlık açısından önemli olduğunu belirten Berber, lipödemli bölgelerdeki yağ dokusunun kilo kaybına vücudun diğer bölgeleriyle aynı şekilde yanıt vermeyebileceğini söyledi.

Bu nedenle hastaların ayrıntılı değerlendirilmesi ve tedavi programlarının kişiye özel hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Lipödem Tedavisinde Çok Yönlü Yaklaşım

Lipödem tedavisinin hastanın şikâyetleri, hastalığın seyri ve eşlik eden durumlar dikkate alınarak planlandığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Berber, konservatif tedavide farklı uygulamaların birlikte ele alınabildiğini söyledi.

Bu kapsamda manuel lenfatik drenaj, kompresyon uygulamaları, bandajlama, egzersiz programları ve beslenmenin düzenlenmesi değerlendirilebiliyor.

Tedavide ağrı ve hassasiyetin kontrol altına alınması, dolaşımın desteklenmesi, hareket kapasitesinin korunması ve günlük yaşamın kolaylaştırılması hedefleniyor.

Uygun Hastalarda Destekleyici Yöntemler Kullanılabiliyor

Hastanın durumuna göre ESWT, aralıklı pnömatik kompresyon, lazer ve manyetik alan uygulamalarının da tedavi programına dahil edilebildiğini belirten Berber, bu yöntemlerin her hasta için uygun olmayabileceğine dikkat çekti.

ESWT'nin özellikle dokudaki sertlik ve fibrotik yapıların azaltılmasına yönelik kullanılabildiğini ifade eden Berber, kompresyon cihazlarının ise dokuyu belirli aralıklarla sıkıştırıp gevşeterek dolaşımın desteklenmesine katkı sağlayabildiğini kaydetti.

Manuel terapi ve manuel lenfatik drenaj uygulamalarının bu konuda eğitimli fizyoterapistler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Berber, hekim değerlendirmesi doğrultusunda gerekli görülen hastalarda lokal enjeksiyon uygulamalarının da tedavi programına eklenebileceğini belirtti.

Tedavi Kişiye Özel Planlanmalı

Lipödem tedavisinde her yöntemin her hasta için uygun olmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Elif Berber, tedavi planının muayene bulguları ve hastanın ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmasının önemini vurguladı.

Berber, kol ve bacaklarda simetrik kalınlaşma, ağrı, hassasiyet, kolay morarma veya uzun süre devam eden şişlik gibi şikâyetleri bulunan kişilerin değerlendirme için hekime başvurmaları gerektiğini söyledi.

Kaynak: HABER MERKEZİ

Yorumlar (0)

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.