Kılıç: 'Türk futbolunun olması gereken yeri EURO 2016’da tüm dünyaya göstereceğiz'
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, İzlanda’yı 1 – 0 yenerek Avrupa Şampiyonası Finallerine doğrudan katılma hakkını yakalayan A Milli Futbol Takımı’nı t...

Bakan Çağatay Kılıç, Samsun’da yayın yapan HaberAks TV canlı yayınında Genel Yayın Yönetmeni Fatih Korkmaz ve Program Koordinatörü Sinan Sallabaş’ın konuğu oldu. Programda spor gündemini değerlendirerek önemli açıklamalarda bulunan Bakan Çağatay Kılıç’ın sorulara verdiği cevaplar şöyle:
-A Milli Futbol Takımımız, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılma hakkı elde etti. Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?
A Milli Futbol Takımımız büyük bir başarı elde etti. İlk başta elemelerde beklemediğimiz sonuçlar aldık. Fakat daha sonra azimle yoluna devam eden millilerimiz, Avrupa Şampiyonası finallerine doğrudan katılma hakkını elde ettiler. Zor bir dönemden geçiyoruz Türkiye’de. Az da olsa bize tebessüm ettirdiler, kendilerine teşekkür ediyorum. Milli Takımımızla inşallah Fransa’daki finallerde de iyi bir sonuca imza atarız. Türk futbolunun olması gereken yeri tüm dünyaya gösteririz.
-Sanırım siz de maçı izlerken bayağı heyecanlandınız.
İzlanda ile çekişmeli bir müsabaka oynadık. Diğer takımların oynadığı maçların sonuçlarını da takip etmek durumundasınız. Dolayısıyla heyecanlı bir maç oldu. Gülen taraf olmak mutluluk verici.
-Elemelerdeki ilk maçları kaybetmiştik. İlk başlarda umutsuzluğa düşmüş müydünüz?
İstenilen sonuçların alınmaması insanı bir düşünceye sevk ediyor. Ama milli takıma olan inancımızı hiçbir zaman kaybetmedik. Her maçın kendi içinde bir final olduğunu biliyoruz. Milli Takımımız, hiç kimsenin şans vermeği bir noktada play-off oynamadan şampiyonaya doğrudan katılma hakkını elde etti. İnancın, birliğin ve beraberliğin bir başarısı olduğunu düşünüyorum. Bizleri bu başarıyla sevindirdiler.
‘’13 YILDA BİZ TÜRKİYE’DE 1658 SPOR TESİSİNİ ENVANTERİMİZE EKLEDİK’’
Spor yatırımlarımızı ikiye ayırmamız gerekiyor. Bir fiziki anlamdaki tesis yatırımlarımız var. İki bununla beraber sporcularımıza yaptığımız yatırımlar var. Antrenörlerimize, sporcularımıza yani insana yaptığımız yatırımlar var. Bu anlamda Türkiye genelinde tesis envanteri açısından baktığımızda, 2002‘ye kadar yapılmış olan tesis sayımız 1575. Bizim şu anda güncel anlamda geldiğimiz nokta 3 bin 233. Yani 13 yılda biz Türkiye’de 1658 spor tesisini envanterimize ekledik. Bu 2002’ye kadar yapılan Cumhuriyet tarihindeki tesislerden fazladır. Fiziki mekân yapmak ile olmaz, sadece ve sadece inşaat yapmakla spor salonu, yüzme havuzu, stat yapmakla, halı saha, basket sahası, yapmakla olmuyor. Ama onları yapmadan da olmaz. Bu imkânları yapmazsanız bu imkânları kullanacak olan sporcuyu yetiştiremezsiniz. Sporcu orayı kullanacak orada yetişecek.
‘’KAYNAK AKTARMA AÇISINDAN SIKINTIMIZ YOK BİZ VERİMLİK AÇISINDAN SIKINTIDAYIZ’’
-Birçok ilde görüyoruz tesisler yükseliyor. Avrupa’da eşdeğeri olmayacak kadar lüks altyapısı olan tesislerimiz var. Türkiye’de de en iyi ben yapayım yarışı var ama içerisinde seyirci az sporcu az.
2014 başından Mayıs 2015’e kadar tamamlanan hizmete giren tesis sayısı 280. Sadece 1,5 yılda hizmete giren tesis sayısı. Lisanslı sporcu sayısında ciddi bir artış var. 6 milyona yakın lisanslı sporcumuz var. Faal sporcu sayımız ise 3 milyonun biraz üzerinde. Kulüp sayımız da 13 bin 580’e çıkmış durumda, spor camiasının içerisinde yıllar yılı yöneticilik yapmış ve bu camianın içerisinde görevleri üstlenmiş olan arkadaşlarımıza da şunu söylemek istiyorum. Lütfen artık daha verimli çalışalım. Biz verimlik açısından sıkıntıdayız. Kaynak aktarma açısından bizim bir sıkıntımız yok.
‘’FEDERASYONLARA VERDİĞİMİZ DESTEK KARŞINDA İSTEDİĞİMİZ VERİMİ ALAMIYORUZ’’
Antrenör ve sporcu açısından dengemiz yeterli değil, daha fazla antrenöre ihtiyacımız var. İyi yetişmiş antrenörlere ihtiyacımız var. BESYO mezunlarına bin kadroyu verdik. İnşallah onlar da 9 Ekim itibariyle o süreç başladı, devam edecek. 2017’ye kadar bizim bakanlık ile alakalı olarak kadro verilmeyecekti. Biz maliye bakanımız ile konuştuk bu anlamda bize bir ayrıcalık yaptı. Herkes spor ile ilgili olarak diyor ki, bu olmuyor, şu olmuyor. Bazı eksikliklerin biz de farkındayız. Benim verimlilikten kastım şu; sporcularımızın yetişmesi ve kendilerini uluslararası anlamda kanıtlamaları için federasyonlarımız üzerinden yapılması gereken çalışmalar var. Ana bel kemiği burada amatör kulüplerdir. Amatör kulüplerin federasyonlardan alacağı alması gereken destektir.
Bakın altyapı desteği anlamında 13 bin kulübe destek verdik. Federasyonlarımıza yıllık 260 -270 milyon lira ayırdığımız bir bütçe var. Onlara bunu biz veriyoruz ama bunların verimli kullanımı anlamında isteğimiz verimi aldığımızı düşünmüyorum, alamadığımızı biliyorum. Biz daha verimli çalışma ile daha çok verimi alabiliriz daha az anlamdaki harcama ile de alabiliriz. Bunun peşindeyiz biz Rio olimpiyatlarına bir taraftan hazırlığımızı yaparken. Tabi sadece sayılar üzerinden ortaya konan bazı parametreler oluyor. Burada ben spor camiasına seslenmek istiyorum. Bizim altyapı anlamında yapmamız gereken yatırımlar ile birlikte sporcularımızın kendilerini geliştirebileceği imkânları sunmamız gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile bu anlamda çok ciddi bir çalışma içerisindeyiz inşallah bu eğitim öğretim yılının sonuna biz bunu yetiştireceğiz.
Çok daha erken yaşlarda bizim gençlerimizi tarama içerisinden geçirmemiz gerekiyor. Taramadan kastım yeteneklerine göre belirlenmesi. Bunları da kalifiye uluslararası camiada antrenörlük yapmış veya yapabilecek kapasitede antrenörlerimiz ile yapmamız gerekiyor. Antrenörlerimizin de kendini daha iyi yetiştirmesi gerekiyor. Bizim de bu anlamda daha sistematik bir yönlendirme içerisine girmemiz gerekiyor bunu yapacağız. Özetle daha erken yaşta çocuklarımızın sportif anlamdaki kabiliyetlerini ortaya çıkartıp bunlarla yönlendirme yapmak. Bu şekilde başarı elde edebiliriz.
‘’BİZ TEMİZ SPORUN PEŞİNDE KOŞUYORUZ’’
Biz temiz bir sporun peşinde koşuyoruz. Bu anlamda, özellikle doping konusunda uluslararası camiada büyük bir başarı yakalamış durumdayız. Hem algımız açısından hem de uyguladığımız kurallar açısından. Burada hiçbir tavizimiz yok, sıfır toleransımız var. Bundan geri adım atmayacağız. Bu bir hükümet ve devlet politikasıdır sıfır tolerans diyoruz. Kimse kusura bakmasın. Buradan tekrar tüm sporcularımıza da söylüyorum burada bizim pardonumuz yok. Sistematik ve verimli çalışmamız lazım. Yapılan çalışmaları içerisinde de bizim denetimsel anlamda yaptığımız çalışmalara da hiç kimsenin farklı karşılamaması gerekiyor. Çünkü verdiğimiz bir kaynak var, aktardığımız bir kaynak var. Bunun karşılığında yapılan çalışmaları incelenmek bizim en doğal hakkımız. Hatta ve hatta görevimiz. Çünkü bu kamu parasıdır. Kamunun vergileriyle ortaya koyulan bir paradır. Bunun en iyi şekilde harcanıp harcanmaması ve yapılıp yapılmadığı noktasında incelemek görevimizdir.
-Kulüpler Yasası’nda da bir hazırlık vardı?
Bu hafta içerisinde Kulüpler Yasası çalışması ile ilgili gelinen son noktayı gösterecekler ama şunu söyleyebilirim ki farklı görüşleri olan tüm tarafların masada bir araya gelebildikleri bir noktaya gelindiği bilgisi bana verildi. O masa etrafında birleşip ortak bir metin üzerine geldiklerini öğrenmiş olmak beni mutlu etti. Bu hafta içerisinde inşallah metnin son halini ben de göreceğim. Oradan çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu önemli bir şey çünkü hem kulüplerimizle alakalı çok ciddi bir düzenlemeyi getirecek hem de gelecekte sporla alakalı bir düzenleme sağlayacak. Çünkü uluslararası anlamda UEFA’nın belirlemiş olduğu mali kriterlere uymadığınız zaman Avrupa’ya gidemeyeceksiniz. Bu kriterlere uymadığınız zaman neler yaşanabileceğini en iyi biz biliyoruz. Kulübü yönetmekle sorumlu olan profesyonellerin de bu anlamda çok dikkatli olması lazım.
-Herkes harcadığının bedelini bir şekilde ödeyecektir. Samsunspor’da da böyle bir problem var…
Futbolda ve diğer spor dallarında yaşanan finansal durumlar var ve buna çok dikkat edilmesi gerekiyor. Siz burada sonsuz bir kaynak harcamıyorsunuz ve gelir-gider dengesinde tutmanız gereken bir şey var. ‘Çözün’ bunu demekle olmuyor. Bunun hukuki yapısı var, mali yapısı var ve bir borç var ortada. Burada karşılıklı ortaya konulması gereken kurallar var. ‘Yapın’ demekle olmuyor.
-Sayın Kılıçdaroğlu iktidara geldiklerinde Passolig’i kaldıracağını söylüyor. Suruç ve Ankara’da yaşanan terör olaylarını stadyumlara taşınmasında passolig bir önlem değil midir? Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ortaya koyulan ve hoş olmayan bir takım sözler var. ‘Fişleme’ gibi çok farklı anlamlar taşıyacak iddialar ortaya atılıyor. 6222 sayılı Sporda Şiddeti Önleme Yasası Meclis’ten geçerken altında 4 partinin imzası vardı. Elektronik biletin uygulaması ile ilgili sorumluluk Türkiye Futbol Federasyonu’nundur. 2013 yılının Temmuz ayında yapılan bir ihale ile kanunda yer aldığı şekilde uygulanması federasyonundur. Altını çizerek söylüyorum yapılan bir ihale ile hayata geçirilmiştir.
-Ticari bir iş konumuna gelmiştir…
Sadece o anlamda değil. Burada ilk unsur güvenlik unsurudur ve onun bir maliyeti vardır. Ama kulüplerimizin de buradan elde ettiği bir gelir var. Tek taraflı bir şey değil. Türkiye’de futbol, basketbol ve voleyboldaki unsurlar içerisinde ortaya konulan bir şey daha vardır. Ücretsiz verilen bilet bitmiş durumdadır artık.
“STATLARDA YAŞANAN ŞİDDET OLAYLARINDA ÇOK CİDDİ AZALMA VAR”
Statlarda yaşanan şiddet olaylarında çok ciddi azalma var. Seyirci sayısının azaldığını söyleyemezsiniz. Geçen sene Süper Lig’in izleyicisinde yüzde 58, PTT 1.Lig’de yüzde 67 artış var. Siz bugün uçak bileti alırken vatandaşlık numaranızı vermiyor musunuz? Sayın Kılıçdaroğlu’nun uçağa binerken vatandaşlık numarasının verildiğinden haberi yok. Orada bir opsiyon da var, istemiyorsunuz onu kullanmıyorsunuz. Ama bazı eksikleri vardır ve oturulup konuşulur ve uygulayıcı firma ile federasyonun çalışmasıyla olur. Bir şey daha var. Milletin aldığı biletin yüzde 48’i doğrudan kulübün kasasına gidiyor. Çünkü seyircinin alacağı maç biletinden elde edeceği gelirle yapılacak olan bir destek var.
“ONLAR TARAFTAR DEĞİL, HOLİGAN”
Üzülerek söylüyorum Samsun’daki Cumhurbaşkanlığı Kadınlar Basketbol Kupası maçında yaşanan olayları gördünüz mü? O taraftara seslenmek istiyorum. Onlar taraftar değil. Onlar holigan. Bir spor salonu içerisinde meşale yaktılar. Koltukları söktüler. Onların peşindeyiz. Polisimizin yaptığı çalışma neticesinde hepsinin görüntüleri tespit edildi. Sizin salonun içerisinde meşale yakma hakkınız var mı? Yok.
Koltuğu sökerek siz neyi elde etmeye çalışıyorsunuz? Kadınlar maçında ağıza alınmayacak sözler ve küfürler sarfedildi. Bunu engellemeyeceğiz de neyi engelleyeceğiz? Hiçbir şekilde o koltukları sökenlerin peşini bırakmayacağız. Kanundaki ceza neyse hepsini alacaklar. Ailesiyle, arkadaşıyla o maçı izlemeye gidenlerin suçu ne? Ben sayın Kılıçdaroğlu’ndan, ”Statlarda ve sporda şiddeti engellemek için her şeyi yapacağız, onun karşısında duracağız” demesini beklerdim. Ama O “İsteyen istediği sloganı atacak” diyor. Statlarda isteyen istediği sloganı zaten atıyor. Taraftarın orada bir şekilde slogan atması, tempo tutması, koreografi yapması sporun zaten bir parçası. Ama küfür veya şiddet sporun parçası değildir. Tribünden sahaya atılan madde sporun parçası değildir.
“SAMSUNSPOR SİYASET MALZEMESİ DEĞİLDİR”
-Samsunspor’a puan silme cezaları kapıda. Borçlar da malum.’Spor bakanımız var ama bu borçlardan kurtulamıyoruz’ şeklinde yorum yapanlar var. Siz bu konuda ne söylersiniz?
Ben bir siyasetçiyim. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin Gençlik ve Spor Bakanıyım. Samsun milletvekiliyim. Samsun benim memleketim. Şunu açıkça söylüyorum; Samsunspor siyaset malzemesi değildir. Ne başarısı ne de yaşadığı olumsuzluklar siyaset malzemesi değildir. Hangi siyasi partiye gönül vermiş olursanız olun, hangi farklı grup içerisinde yer alıyorsanız alın ama Samsunspor’u siyasete malzeme yapmayın. Bunu açık ve seçik olarak ortaya koyalım. Birileri yetkim içerisinde olup da yapmadığım bir şey olduğunu iddia ediyorsa, bu söylem beni üzüyor. Samsunspor’a neden 3 puan silme cezası verildi? Çünkü bir futbolcuya olan borcuyla ilgili olan konu CAS’a kadar gitti. CAS sporun en büyük karar mekanizmasıdır, yargısıdır. Mevcut başkan sayın Erkut Tutu, bu konuda çok büyük çaba sarf etti. Kendisine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Bugünlerde de çok büyük bir çaba içerisinde çünkü mali anlamda Samsunspor’un sıkıntısı var.
Samsunlulara ve Samsunspor’a gönül vermiş herkese seslenmek istiyorum; hangi siyasi partiden olursanız olun Samsunspor’un başarısında pay sahibi olmak istiyorsanız, gelip de destek olma zamanı şu andır. Geçmiş borçlarla alakalı olarak şu anda bir zaman var. Bununla ilgili Samsunspor’a eğer destek olmak istiyorsanız şu anda tam vaktidir. Samsunspor’a destek olmak istiyorsanız buyurun yapın. Bundan biz mutluluk duyarız. Yaşanılan olumsuz süreçten çıkabilme adına Erkut beyin gerçekten çok büyük bir çabası oldu. Geçmişte Samsunspor’u yönetmekle sorumlu olan kadronun takibi var mı ? hayır.
Şunu algılayamıyorum. Ben Samsun milletvekili ve Samsun’un bir evladı olarak buna karşı bir şey yapabilecek durumda olacağım. Üstelik hükümetin üyesi olacağım ve yapmayacağım öyle mi? Bunu anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Bazı kişiler Samsun’da bunu şu anda siyaseten kullanmaya çalışıyor. Kusura bakmasınlar. Onlar önce kendi işlerine baksınlar. Ben onlarla muhatap olacak da değilim.
“TARTIŞMAK YERİNE BUYURUN KULÜBE DESTEK OLUN”
Geçen sene sezonun sonunda Samsunspor play-off oynadı. ‘Neden Antalyaspor’a orada kupasını verdi?’ diye beni eleştirenler olmuş. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Gençlik ve Spor Bakanıyım. Benim gönlümden geçen ortadadır ama ben bütün kulüplere karşı tarafsızlığımı korumak durumundayım. Kimseyi de itham ettiğim yok. Benim ortaya koyduğum bir duruşum var belli bir siyaset anlayışım var. Bundan da ödün verecek biri değilim. inanıyorum ki herkese karşı da belli bir seviye içerisinde bir duruşum var.
Samsunspor’a destek olmak istiyorsanız, tartışmak yerine buyurun kulübe destek olun. 1 Kasım seçimlerinden sonra bir daha bunu dile getirmeyecek olanlar lütfen bu konuyu istismar etmesinler. Şu anda Samsunspor lider durumda. Bu tartışmalar futbolcu kardeşlerimizin ve yönetimimizin ancak dikkatini dağıtır ve moralini bozar.
-Samsun’da spor vizyonu olarak ne hedefleniyor?
2017 yılındaki İşitme Engeller Olimpiyatları ile ilgili alt yapı çalışmaları hızlı bir şekilde devam ediyor. Burada sayın büyükşehir başkanımızın da çok ciddi çalışmaları var. Bizim de çalışmalarımız devam ediyor. Samsun, fiziki anlamdaki alt yapısıyla çok iyi bir noktaya geldi. Yakında Bafra’daki tesislerimizin, Atakum’daki olimpik yüzme havuzumuzun ve gençlik merkezimizin açılışını gerçekleştireceğiz.
“SAMSUNSPORUMUZ LİGİN İKİNCİ YARISINDA MAÇLARINI YENİ STADINDA OYNAYACAK”
İnşallah ligin ikinci yarısında da Samsunsporumuz maçlarını yeni stadımızda oynayacak. Samsunspor Stadının inşasıyla alakalı bir sıkıntı yok ancak yaz dönemi içerisinde yüklenici firmanın kendisiyle anlaşmış olduğu çelik tedarikçisi firmayla bir sıkıntısı oldu. Firma, taahhütlerini yerine getiremediği için kısmi bir gecikme yaşandı. Onun dışındaki çalışmalarda herhangi bir sıkıntı yok. Şu anda dış cepheyle alakalı olarak çalışmalar devam ediyor. Yüklenici firmanın herhangi bir maddi sıkıntısı yok. Ödenek sıkıntımız yok.
“ULUSAL VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLARIN SAMSUN’A GELMESİ GAYET DOĞAL”
Spor müsabakalarının artık Samsun’da yer alıyor olmasının en önemli sebebi, bu fiziki imkanların gelişiyor olması. Tesislerimizin alt yapı çalışmalarından sonra sporcu yetiştirme bazında da çok ciddi çalışmalarımız olacak. Bunlar zaten devam ediyor. Samsun, sporda çok farklı bir noktaya gelmiş bir şehir olacak. Sadece spor yatırımları değil, uluslararası organizasyonların da çok rahat yapılabileceği bir şehir haline geliyor. 2011 seçim döneminde vaatlerimizle ilgili yaptığımız konuşmalarda otel eksikliğinden söz ediyorduk. Şu anda 2 tane 5 yıldızlı otelimiz var, yeni yapılmış olan 4 yıldızlı otellerimiz var. Bu anlamdaki alt yapıyı oluşturduk. Tesislerimiz de tamamlanıyor. Böylece ulusal ve uluslar arası organizasyonların Samsun’a gelmesi gayet doğal.
“SAMSUN SADECE TÜRKİYE’DE DEĞİL DÜNYADA ADI SAYILIR BİR SPOR KENTİ OLACAK”
Bu anlamda yapılan alt yapı çalışmaları içerisinde raylı sistem çalışmasını da büyükşehir belediye başkanımız hızlı bir şekilde devam ettiriyor. İnşallah 2017 İşitme Engelliler Olimpiyatları’nda bu yatırımların karşılığını da göreceğiz. Her gelen yabancı veya yerli misafirlerimiz Samsunumuzu hem görecekler hem de ekonomisine katkıda bulunacaklar. Samsun bu yatırımlar neticesinde sadece Türkiye’de değil dünyada adı sayılır bir spor kenti olacak. Bunun ne kadar önemli olduğunu ve neler getireceğini de gelecekte inşallah hep beraber göreceğiz. İnşallah, yapılan ulusal ve uluslararası organizasyonların bir şehrin ekonomisine ne kadar katkı verdiğini birinci elden yaşama imkanımız olacak.
İlgili Haberler
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.


